Türkî-i basit ya da yerlileşme eğilimi, divan edebiyatında ortaya çıkmış, Arapça ve Farsça sözcük ve tamlamalara fazla yer vermeyerek sade bir Türkçeyle şiir yazmayı savunan bir edebi akımdır.
Türki-i basit adlı akımının temsilcileri 16. yüzyıl şairlerinden Tatavlalı Mahremi, Aydınlı Visali ve Edirneli Nazmi’dir. Nazmi’nin Basit Türkçe şiirleri 45.000 beyiti aşan divanına serpiştirilmiştir. Fuad Köprülü, Nazmi’nin bu yoldaki şiirlerini seçip divan biçiminde yeniden düzenleyerek "Divan-ı Türki-i Basit" adıyla 1928 yılında yayımlamıştır. 285 manzumeyle 56 müfretten oluşan yapıttaki şiirlerin sanatsal değer taşıdığını söylemek güçtür.
Konular divan şiirinin konularıdır, ölçü olarak da aruz kullanılmıştır. Ama gerek sözcük dağarcığı, gerekse ad ve eylem bildiren sözcüklerin çekimleri bakımından bu şiirlerin değeri yadsınamayacağı gibi Arap-Fars etkisindeki divan şiirine bir tepki olduğu da gözden uzak tutulamaz. Ayrıca Türkçeye yöneliş, Nazmi'yi, halk şiirlerinde çokça görülen cinas örneklerine itmekle kalmamış, benzetmelerde yaşadığı çevreden, yaşamdan yararlanmasına da yol açmıştır. Yine de,
"Yargılanmak umusun komayalım gel Nazmi
Ki çalap kullarını suç ile yindek karamaz"
benzeri, yabancı sözcükler kullanmadan, salt Türkçe şiirler yazılabileceğini de kanıtlamayı amaçlayan bu eğilim yaygınlık kazanamamıştır. Bunun nedeni, yalnız anılan ozanların güçsüzlüğünde değil, yetiştikleri çevrede, içinde bulundukları yazın ortamında, divan şiirinin dünyasından kopamayışlarında da aranmalıdır.
18. yüzyılın sonunda Nedim'le belirginlik kazanan mahallileşme eğilimi ise öze ilişkindir. Nedim'in divan şiirine yenilik getirdiğini söyleyenler, kalıpları kırdığını, bilinen mazmunlarla yetinmediğini, yaşamı yansıttığını, yalın, akıcı bir söyleyişi olduğunu; şiirlerinde neşe ve alayın, ten zevkinin dile getirildiğini söylerler. Ama ondan önceki divan şiirine bakıldığında, bu sayılanların hiç de yeni olmadığı görülür. Dahası Nedim'deki neşe ve alaycılık Baki’de de bulunabilir. Kısacası Nedim’i gelenekten koparmak olası değildir. Ama onun şiirini, divan geleneği içine oturttuktan sonra "kendi içinde ele alacak olursak, onda kendisinden önce gelenlerden, hatta çağdaşlarından ayrılan, realite ile hepsinden başka ve çok daha sıcak bir şekilde kaynaşmış bir tarafın da bulunduğu görülür" (Ahmet Hamdi Tanpınar).
Başka bir söyleyişle Nedim, dış dünyadan aldıklarını duyduğu gibi verir. İzlenimlerini ve gözlemlerini soyutlaştırarak bir süs biçiminde kullanmaz. Minyatürle resim arasındaki ayrım neyse, kendinden öncekilerle Nedim arasındaki ayrım da odur. Yeni mazmunları, yeni benzetme ve buluşları bir yana, divan yazınının ölü sevgilisini canlandırır. Onunla kendisi arasında öyle bir ilişki kurar ki, dünya dışı varlığın kıpırdadığı, soluk aldığı görülür. Asıl yeni olan da budur. Nesnelerle, genel anlamda dünyayla kurulan bağ, yaşama karşı takınılan tutum onu yeni yapar. Nedim'in şarkı biçimini yeniden canlandırması, bu biçimin en güzel örneklerini vermesi de bu tutuma bağlanmalıdır. Yansıttığı dünya ne ölçüde gerçekse, gerçekliğe yaklaşırsa; duyguları ne ölçüde içten ve yürekten geliyorsa, dili de o ölçüde gerçeğe yaklaşır. İstanbul Türkçesinin en güzel örnekleri sayılabilecek,
"Sen böyle soğuk yerde niçin yatar uyursun
Billahi döğer dur hele dayen seni görsün Dahı küçüceksin yalınız yatma üşürsün
Serd oldu heva çıkma koyundan kuzucağım"
benzeri yüzlerce dize buna örnek gösterilebilir. Ayrıca divanında rastlanan heceyle yazılmış bir türkü, tek örnek olsa da, kimi denemelere giriştiğini göstermesi açısından ilginçtir.
Ama Nedim'in açtığı bu çığır da, geleneğin dışına çıkamamasından ötürü yaygınlık kazanamaz. Ardında onu hazırlayan ya da dayanabileceği yeni bir düşünce devinimi, kültürel bir birikim yoktur. Lale Devri (1718-1730) şairidir ve dönemin Patrona Ayaklanmasıyla kapanması onun da sonu olur. Bir başka büyük şair olan Şeyh Galip'in (1757-1799) Nedim öncesi şiirle bağlantı kurması ve Sebk-i Hindi'den etkilenmesi, onun şiirinin yanlış yorumlanmasına, salt uçarı özüyle ve dış görünüşüyle alınmasına yol açar.
Kaynakça
| ]- ^ Aynur, Hatice. "Türkî-i Basît". islamansiklopedisi.org.tr. TDV İslam Ansiklopedisi. 7 Ekim 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ekim 2024.
wikipedia, wiki, viki, vikipedia, oku, kitap, kütüphane, kütübhane, ara, ara bul, bul, herşey, ne arasanız burada,hikayeler, makale, kitaplar, öğren, wiki, bilgi, tarih, yukle, izle, telefon için, turk, türk, türkçe, turkce, nasıl yapılır, ne demek, nasıl, yapmak, yapılır, indir, ücretsiz, ücretsiz indir, bedava, bedava indir, mp3, video, mp4, 3gp, jpg, jpeg, gif, png, resim, müzik, şarkı, film, film, oyun, oyunlar, mobil, cep telefonu, telefon, android, ios, apple, samsung, iphone, xiomi, xiaomi, redmi, honor, oppo, nokia, sonya, mi, pc, web, computer, bilgisayar
Vikipedi ozgur ansiklopedi Turki i basit ya da yerlilesme egilimi divan edebiyatinda ortaya cikmis Arapca ve Farsca sozcuk ve tamlamalara fazla yer vermeyerek sade bir Turkceyle siir yazmayi savunan bir edebi akimdir Turki i basit adli akiminin temsilcileri 16 yuzyil sairlerinden Tatavlali Mahremi Aydinli Visali ve Edirneli Nazmi dir Nazmi nin Basit Turkce siirleri 45 000 beyiti asan divanina serpistirilmistir Fuad Koprulu Nazmi nin bu yoldaki siirlerini secip divan biciminde yeniden duzenleyerek Divan i Turki i Basit adiyla 1928 yilinda yayimlamistir 285 manzumeyle 56 mufretten olusan yapittaki siirlerin sanatsal deger tasidigini soylemek guctur Konular divan siirinin konularidir olcu olarak da aruz kullanilmistir Ama gerek sozcuk dagarcigi gerekse ad ve eylem bildiren sozcuklerin cekimleri bakimindan bu siirlerin degeri yadsinamayacagi gibi Arap Fars etkisindeki divan siirine bir tepki oldugu da gozden uzak tutulamaz Ayrica Turkceye yonelis Nazmi yi halk siirlerinde cokca gorulen cinas orneklerine itmekle kalmamis benzetmelerde yasadigi cevreden yasamdan yararlanmasina da yol acmistir Yine de Yargilanmak umusun komayalim gel Nazmi Ki calap kullarini suc ile yindek karamaz benzeri yabanci sozcukler kullanmadan salt Turkce siirler yazilabilecegini de kanitlamayi amaclayan bu egilim yayginlik kazanamamistir Bunun nedeni yalniz anilan ozanlarin gucsuzlugunde degil yetistikleri cevrede icinde bulunduklari yazin ortaminda divan siirinin dunyasindan kopamayislarinda da aranmalidir 18 yuzyilin sonunda Nedim le belirginlik kazanan mahallilesme egilimi ise oze iliskindir Nedim in divan siirine yenilik getirdigini soyleyenler kaliplari kirdigini bilinen mazmunlarla yetinmedigini yasami yansittigini yalin akici bir soyleyisi oldugunu siirlerinde nese ve alayin ten zevkinin dile getirildigini soylerler Ama ondan onceki divan siirine bakildiginda bu sayilanlarin hic de yeni olmadigi gorulur Dahasi Nedim deki nese ve alaycilik Baki de de bulunabilir Kisacasi Nedim i gelenekten koparmak olasi degildir Ama onun siirini divan gelenegi icine oturttuktan sonra kendi icinde ele alacak olursak onda kendisinden once gelenlerden hatta cagdaslarindan ayrilan realite ile hepsinden baska ve cok daha sicak bir sekilde kaynasmis bir tarafin da bulundugu gorulur Ahmet Hamdi Tanpinar Baska bir soyleyisle Nedim dis dunyadan aldiklarini duydugu gibi verir Izlenimlerini ve gozlemlerini soyutlastirarak bir sus biciminde kullanmaz Minyaturle resim arasindaki ayrim neyse kendinden oncekilerle Nedim arasindaki ayrim da odur Yeni mazmunlari yeni benzetme ve buluslari bir yana divan yazininin olu sevgilisini canlandirir Onunla kendisi arasinda oyle bir iliski kurar ki dunya disi varligin kipirdadigi soluk aldigi gorulur Asil yeni olan da budur Nesnelerle genel anlamda dunyayla kurulan bag yasama karsi takinilan tutum onu yeni yapar Nedim in sarki bicimini yeniden canlandirmasi bu bicimin en guzel orneklerini vermesi de bu tutuma baglanmalidir Yansittigi dunya ne olcude gercekse gerceklige yaklasirsa duygulari ne olcude icten ve yurekten geliyorsa dili de o olcude gercege yaklasir Istanbul Turkcesinin en guzel ornekleri sayilabilecek Sen boyle soguk yerde nicin yatar uyursun Billahi doger dur hele dayen seni gorsun Dahi kucuceksin yaliniz yatma usursun Serd oldu heva cikma koyundan kuzucagim benzeri yuzlerce dize buna ornek gosterilebilir Ayrica divaninda rastlanan heceyle yazilmis bir turku tek ornek olsa da kimi denemelere giristigini gostermesi acisindan ilginctir Ama Nedim in actigi bu cigir da gelenegin disina cikamamasindan oturu yayginlik kazanamaz Ardinda onu hazirlayan ya da dayanabilecegi yeni bir dusunce devinimi kulturel bir birikim yoktur Lale Devri 1718 1730 sairidir ve donemin Patrona Ayaklanmasiyla kapanmasi onun da sonu olur Bir baska buyuk sair olan Seyh Galip in 1757 1799 Nedim oncesi siirle baglanti kurmasi ve Sebk i Hindi den etkilenmesi onun siirinin yanlis yorumlanmasina salt ucari ozuyle ve dis gorunusuyle alinmasina yol acar Kaynakca span Aynur Hatice Turki i Basit islamansiklopedisi org tr TDV Islam Ansiklopedisi 7 Ekim 2024 tarihinde kaynagindan arsivlendi Erisim tarihi 3 Ekim 2024 gtdDivan edebiyatiSairlerAhdi Adile Sultan Ahmedi Ahmed Fakih Ahmed Pasa Ahmed i Dai Akif Pasa Ali Sir Nevai Asik Pasa Asikpasazade Aydinli Visali Azeri Celebi Azmizade Haleti Babur Bagdatli Ruhi Baki Edirneli Nazmi Enderunlu Fazil Enderunlu Vasif Esrar Dede Evliya Celebi Fuzuli Gulsehri Gelibolulu Mustafa Ali Hamdullah Hamdi Hayali Bey Hoca Dehhani Hoca Mesud bin Ahmed Hoca Sadeddin Efendi Hoca Sinan Pasa Ibrahim Pecevi Kadi Burhaneddin Kul Mesud Latifi Lamii Celebi Katip Celebi Kececizade Izzet Molla Koca Mehmed Ragip Pasa Koci Bey Leskofcali Galib Leyla Saz Mercimek Ahmed Mevlana Celaleddin i Rumi Mihri Hatun Mutercim Asim Nabi Naili Naima Necati Nedim Nergisi Nesimi Nesati Nef i Nisayi Piri Reis Riyazi Sehi Seydi Ali Reis Sultan Veled Suleyman Celebi Sunbulzade Vehbi Seyh Galip Seyhi Seyyad Hamza Taslicali Yahya Tatavlali Mahremi Veysi Yenisehirli Avni Yirmisekiz Mehmed Celebi Yusuf Meddah Zati Zekeriyazade Yahya EfendiTurlerGazel Kaside Kirk hadis Kisas i enbiya Kiyafetname Menakibname Mesnevi Mevlid Munseat Sakiname Seyahatname Siyasetname Siyer Surname Sehrengiz TezkireSoz sanatlariHusn i talil Istiare Leff u nesr Tecahul i arif Tekrir Telmih Tenasup TevriyeEdebi akimlarTurki i basit Sebk i Hindi Kategoriler Edebi akimlarDivan edebiyati
